Yaratıcı Endüstrilerde Girişimcilik Paneli

Percy’nin eğitimiyle başlayan heyecan İstanbul’daki ilk yaratıcı girişimcilik eğitimine paralel olarak sürüyor. 23 Haziran Salı günü saat 19:00’da İKSV Salon’da İKSV Tasarım Bienali Direktörü Deniz Ova moderatörlüğünde NESTA’dan Philly ve Atölye İstanbul’dan Engin ile bir panelde konuşacağım. Ayrıntılara Panel linkinden ulaşabilirsiniz.panelduyuru_twitterpost_1-01

2015 ‘e hazırlanırken…

Bir yılı daha arkamızda bırakırken birçok değerlendirme yazısı kaleme alınır. Benim 2014 yılı çalışmalarım Princeton Üniversitesi Kültür Politikaları Araştırma Merkezi’nde kültür politikalarına dair veri toplamaya ilişkin başladı. Birçok paydaşın olduğu ve Avrupa’daki devlet veya kamuyla ilgili diğer kurumların  daha ön planda olduğu ortamdan çok daha farklı olan ABD’de, National Endowment for the Arts‘ın önderliğinde farklı alanda yürütülen araştırma çalışmaları bu kurumun araştırma biriminde toplanıyor. Ben de benzer bir yapıyı Türkiye için geliştirmeye çalıştım.

Türkiye’ye döndükten sonra ise, uzun zamandır birlikte çalıştığım YEKON’un Yaratıcı İstanbul Atölyeleri bitmek üzereydi Milano’da yaratıcı endüstriler ve 3 F (Food, football, fashion) konusunda geniş tecrübe sahibi Giovanni Lanzone ile senaryo atölyesi yapıldı ve daha sonra geniş kapsamlı bir senaryo çalışmasıyla tamamlandı. Senaryonun filmi hem atölyeler hem de YEKON’un savunuculuğunu yaptığı çokkültürlü, yenilikten beslenen ve katma değerli üretimle kalkınmaya önem veren İstanbul yaklaşımının bir ürünü oldu.

Eylül ayında Kültür Politikaları konusunda iki yılda bir yapılan en geniş kapsamlı konferanslardan olan ICCPR- International Conference on Cultural Policy Research’de Türkiye’de yaratıcı girişimci profile dair 2013 Global Girişimcilik Haftası sırasında yaptığım araştırmayı sundum.

Bu araştırma, blog üzerinden daha önce yayınladığım Yaratıcı Girişimcilik eğitimleri konusunda da bu alanda yüzleşilen sorunların üzerine gitme konusunda temel kaynak oldu.

2014 2. Tasarım Bienali ve özellikle British Council’ın 2015’i Yaratıcı Ekonomi yılı ilan etmesi üzerine düzenlediği önemli eğitimlerle sona erdi. Bu arada İstanbul Ticaret Üniversitesi de UNCTAD ile bir protokol imzalayarak bu alandaki araştırma merkezini açmış oldu. En kısa zamanda oluşturulacak web sitesinden  alan araştırmacılarıyla ilgili ekonomik verilerin paylaşılmasını diliyoruz.

Kültür ve yaratıcı endüstrilerin daha çok gündeme geldiği ve hak ettiği önemi bulduğu bir yılı tüm ilgililerle kucaklamak umuduyla..

iccpr4

ICCPR

princeton

Princeton

IMG_1016[1]

Istanbul Ticaret Üniversitesi’ndeki açılışta YEKON Başkanı Yiğit Şardan

Yaratıcı Girişimcilik Eğitmen Eğitimi Bursa’da başladı

Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) ve British Council işbirliği ile hazırlanan 3 günlük eğitimci eğitimi Bursa’da geniş bir katılımla başladı. Farklı birikimlere sahip,pratik ve akademik açıdan deneyimli grup Birleşik Krallık Inovasyon Destek Birimi NESTA eğitmenlerinden Percy Emmett bu eğitimi kendi geliştirdiği araç seti (toolkit) aracılığıyla veriyor. Yakın gelecekte British Council’in 2015 Yaratıcı Ekonomi Türkiye odak yılı kapsamında bu araç seti Türkçe’ye de çevrilecek. Orjinal sete bu link aracılığıyla erişebilirsiniz. Percy aynı zamanda Salı günü Girişim Fabrikası’nda bir panele katılacak.

IMG_1131.JPG

IMG_1122.JPG

Yaratıcı Girişimcilik Atölyesi gerçekleşti..

21 Kasım 2014 tarihinde 2. İstanbul Tasarım Bienali ve Global Girişimcilik Haftası kapsamında yapılacağı duyurulan Yaratıcı Girişimcilik Atölyesi büyük bir ilgi görerek gerçekleşti. Eczacıbaşı Holding danışmanlarından Deniz Kirazcı ve BİLGİ Mühendislik ekibinden aynı zamanda teknoloji girişimciliği konusunda uzman Senem Arıkan’ın konuk olduğu atölyede, Erdem Akan hem girişimcilik deneyiminden hem de kurumsal girişimcilik fırsatlarından bahsetti. Atölyelerin devamı British Council’in 2015 yılından dikkat çekeceği Yaratıcı Ekonomi çalışmaları kapsamında oluşturulacak format ile gelecek. 21 Kasım projesinde çalışılan örneklerden biri oluşturulan formatın da yardımıyla Bilgi Sosyal Kuluçka Merkezi‘ne başvurusunu gerçekleştirdi.

IMG_3702 IMG_3708IMG_3712

Yaratıcı Girişimcilik Atölyesi Başlıyor..

Atölyemiz bugun (21 Kasım 2014) saat 13:00’de Kale Tasarım Merkezi’nde yapılacaktır.  (santralistanbul E4 209) Yogun ilginize teşekkür ederiz. Bu atölyeyi kaçıranlara mail atmalarını ve baglantıda kalmalarını öneriyoruz. Atölye serileri devam edecek..

Bienal web sitesi linki: http://tbap.iksv.org/projects/istanbul-bilgi-university-2

2. Tasarım Bienali’nde “Yaratıcı Girişimcilik” Atölyesi

tbwebbanner2

Atölye, İstanbul içinde gittikçe önemi artan yaratıcı sektörler hakkında temel bilgilendirmeyi yaptıktan sonra bu alanda girişimcilik tanımlarına dair bir tartışma ile başlar. Katılımcılarla girişimcilik alanında dikkat edilmesi gereken noktalar konusunda paylaşılan seminer sonrası ve tasarım alanında hem tasarımcı hem girişimci olarak varolan Erdem Akan’ın katkısıyla çeşitli örnekler dahilinde bu noktalar netleşir. Girişimcilik eğitimilerinde sıkça kullanılan Kanvas İş Modeli yardımıyla katılımcıların girişimci projeleri Kanvas’a aktarmaları ve sunmalarıyla proje değerlendirme aşamasına geçilir.

logo_gew

Atölye 2. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında Global Girişimcilik Haftası içinde   21 Kasım 2014 Cuma günü saat 13:00‘de İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul kampüsünde başlayacaktır. Atölye başvuruları 19 Kasım gününe kadar alanla ilgi ve örnek projeden kısaca bahseden bir başvuru mektubuyla gokce.dervisoglu@bilgi.edu.tr adresine gönderilebilir. Yüksek lisans ve lisans öğrencilerinin öncelikli değerlendirileceği atölye kapasitesi sınırlıdır.

tasarim bienali_erdemdervisoglu

Kültürel Çeşitlilik toplantıları

UNESCO Alman Komisyonu’nun 40 yaş altı Kültürel Çeşitlilik uzman toplantısı 12-15 Eylül’de Berlin’de yapılıyor. Kültür endüstrilerinin gelişimiyle doğrudan bağlantılı olan BM yayınına buradan ulaşabilirsiniz. Açılışını UNESCO Alman Komisyonu temsilcisi Christine Merkel’in yaptığı toplantıda grubun 8 yıllık geçmişine değinilen bir stratejik planlama çalışması yapılıyor. Tüm dünyadan katılımcıların kendi ülkelerindeki kültür sektörlerinin gelişimini takip ettiği ve kültürel çeşitlilik ve ifadenin korunmasının sağlandığı bir dizi etkinlik BM’nin MDG Milenyum Hedeflerini güncellenmesi ışığında tartışılıyor. Grubun yapısını incelemek için websitesini inceleyebilirsiniz.

Katma Değer ne menem birşeydir?

Uzun zamandır etrafımızda bir çaba, bir yoğunluk gözlemliyorum.. “Yaratıcı Endüstriler” kavramı hayatımıza girdiğinden beri bazı alanlarda etkinlik üzerine etkinlik gerçekleşiyor, dünya devleri İstanbul’da, basına yansıyanları takip etmek zorken bir de ciddi bir şekilde yalnız bazı ajandalara giren buluşmalar söz konusu..

Bütün bu çabalar bizim o 5-6 yıldır bahsettiğimiz 12-13 sektör çevresinde dönmüyor yalnız.. Artık o sektörlerin büyük destekçileri var. Türkiye Sanayi Bakanlığı’nın ve Türk Patent Enstütüsü’nün önderliğinde Tasarım Strateji Belgesi ve Eylem Planı açıkladı, Türk Tasarım Danışma Konseyi denilen grubun içinde hayatını bu alana adamış endüstriyel tasarım, grafik tasarım, moda tasarımı meslek insanları da var.

Bu açıklanan Strateji Belgesi ile ilgili çalışmalar ne zaman, hangi hızda başladı bilemiyoruz, ama geçtiğimiz haftasonu İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde tasarım ve strateji ile ilgili bir ders anlatırken çevredeki prodüksiyon ekipleri, santralistanbul’un Arnavut kaldırımı yer döşemesinde topuklu ayakkabılarıyla bir testi atlatmaya çalışan moda meraklıları yine aynı yoğunluk ve heyecanı yaşadık. Bu sefer ön planda İTKİB (İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği) vardı.

İstanbul’un bir marka haline gelmesi bizi mutlu ediyor, eskiden elbiselerimizi gittiğimiz ülkeden almadığımız konusunda karşı tarafı ikna etmeye çalışırken şimdi New York Time veya Wallpaper gibi otoriteler bu durumu teslim ediyor. Bu durum yavaş yavaş iş dünyasına da yansıyor. İKSV Tasarım Bienali konuşmaları sırasında Bülent Eczacıbaşı’nı 2 tam gün tüm oturumlarda pür dikkat dinlediğini gözlemliyoruz. Veya Vakko’nun yeni “Yaratıcı Endüstriler” üssü, (gerçekten bu alanda bir kütüphaneye sahip) Wallpaper tarafından “ En İyi Çalışma Alanı” seçiliyor.

Yukarıda belirttiğim örnekler bir kurumun tasarımla kurduğu ilişkinin DNA’sına yansımış hali.. Peki ya büyük projeler ve desteklerle yola çıkan büyük prodüksiyonları nasıl kalıcı kılacağız? Tasarım için yapılan bir etkinliğin ne zaman prodüksiyon ekibi yıllar itibarıyla aynı olacak veya birbirine bilgi aktaracak kadar haberdar olacak? Amerika’yı ne zaman yeniden keşfetmemiz gerekmeyecek? Trend olduğunu sandığımız ve geçici destek verdiğimiz alanlar acaba artık Türkiye için verilen reçetenin ta kendisi olabilir mi?

Birçok sektörde iş dünyasının içinde bu kavramlar yaratıcılık, inovasyon, katma değer başlıkları ardında konuşuluyor. Artık devir somut devri değil, soyut devridir. Ama işin ayrıntılarında şöyle önemli bir konu da var.. Devir somutu anlamadan dinlemeden es geçme değil; somutu, maddi olanı, altyapıyı, insanların minimum üretim şartlarını oluşturduktan sonra daha soyuta yaklaşma zamanıdır. Zira bir kerelik bir hakkınız varsa, saat ücretiyle Hollywood yıldızı da açılışınıza gelir, dünya çapında ünlü mimar da şehir planlamayıcısı da.. Yaşadığından memnun kalmazsa ikinci bir hakkınız yoktur.

İstanbul’un kendi enerjisi varoldukça sanatçı buraya gelip yaratacaktır, beslenecektir, belleği ile harmanlayacaktır. Bunun kişisel bir çaba olmasının önüne o kişi ile uzun süreli bir ilişki kurularak geçilebilir.

İçinde yaşadığımız son 2-3 yıl içinde Avrupa Kültür Başkenti Ajansının melez yapısıyla da birlikte “sürdürülebilirlik”, “yönetişim” gibi kelimeler öğrendik, zevkle kullanmaya başladık. Bu kelimeleri kullanırken çoğu zaman içerdikleri anlam ve birikimi es geçtik zira onlar da trend idi herhangi bir iş ilişkisi içinde kullanılması “şık” duruyordu.

Evet post-modernizm bize birçok imkan sunuyor. Birçok şeki eşzamanlı olarak tüketebiliyoruz ama tükettiğimiz zaman kalan tortu değişik coğrafyalarda değişik sonuçlar veriyor. Kaynaklar sonsuz değil, buna maddi kaynakların yanında manevi olarak asıl katma değeri yaratan unsurları kolaylıkla ekleyebiliriz.

Yüzlerce moda haftasını etkinlik bazlı yapamazsınız, ardında kurulan endüstrileşme ve markalaşma için çaba göstermeniz gerekir, Design Turkey gibi kapsamlı bir yarışma mekanizmasından sonra üretici Türk tasarımcıyı tercih etmezse sistemin bir ayağı aksak kalacaktır. Milyonlarca dolarlık kurumsal kimlik çalışmalarının olduğu bir ortamda Photoshop bilen birisine iki dakikada beğendiğimiz iki üç logodan bir logo yaptırtırsak telaffuz ettiğimiz sürdürülebilirlik kavramı güdük kalır.

Katma değer hazımdan geçer, önce beslendiğimiz kaynakları içselleştirip hazmetmemiz, onlara sahip çıkıp azalmalarını önlememiz gerekir ki elimizdekininin üzerine birşeyler koyalım.

Yazarın bu yazısı daha önce  2012 yılında XOXO’da yayınlanmıştır.